Ana Sayfa / Genel / Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi, ya da ‘konuşma terapisi’, birçok çeşit ruhsal rahatsızlığa veya duygusal zorlantıya karşı, bunlara sahip kişilere yardım amaçlı tercih edilen bir yoldur. Yaşanılan semptomları tamamen ortadan kaldırmakta veya onları kontrol altına almakta yardımcı olabilen psikoterapi, kişiyi gündelik hayata döndürmekte ve kişideki iyi hali artırmaktadır.

Psikoterapinin yardımcı olabildiği problemler; günlük hayatta uğraşılan zorlantılar, bir travmanın yarattığı sonuçlar, tıbbi bir hastalık, bir kayıp (örneğin sevilen bir kişinin ölümü), depresyon ya da anksiyete gibi spesifik olarak ifade edilebilecek akıl hastalıkları olarak sıralanabilir. Psikoterapinin birkaç çeşidi vardır. Bu çeşitlerden bazılarının özellikle etkili olduğu belirli problemler vardır. İlaç tedavisi ve diğer terapi çeşitleri ile beraber kullanılabilmektedir.

Psikoterapi Seansları

Terapi; kişisel, aile ile beraber, eşler ile veya bir grup seansı olarak uygulanabilir. Seanslar genellikle 30-50 dk. arasında değişir. Seans süresince hem danışanın hem de psikoterapist aktif olarak katılımı beklenir. Psikoterapist ve danışanının arasında kurulan güven duygusuna dayalı ilişki çok önemlidir. Psikoterapist ve danışanın etkili bir şekilde seansları sürdürmesi ve bundan yarar sağlamaları bu ilişkiye bağlıdır.

Psikoterapi kısa dönem (birkaç seans) şeklinde olabildiği gibi, daha yoğun izleme gerektiren karmaşık konularda uzun dönem şeklinde de (aylar veya yıllarca) olabilmektedir. Tedavinin nihai amacını, seans sayısı ve sıklığını psikoterapistle danışan beraber planlar.

Psikoterapideki temel gereksinimlerden birisi de mahremiyettir. Danışan her ne kadar özel his ve düşüncelerini paylaşabilse de danışan ile psikoterapistin fiziksel yakınlık sağlayacak derecede samimi olması asla uygun ve kabul edilebilir olmaz ki zaten olsa da bu herhangi bir işe yaramayacaktır.

Psikoterapi ve İlaç Tedavisi

Psikoterapi sıklıkla ilaç tedavisiyle beraber uygulanmakta ve bu şekilde tedavi olanağı sunmaktadır. Bazı durumlarda ilaç tamamen yeterli bir çözüm olabilmektedir fakat genel anlamda psikoterapi olmazsa olmaz bir seçenektir. Birçok kişi için bu iki tedavinin de beraber uygulanması, ikisinin arasında bir seçim yapmaktan daha doğrudur. Sağlıklı yaşam tarzı kazanımları (sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, yeterli uyku gibi) toparlanma ve iyileşme dönemini desteklemede gerçekten önemli olabilmektedir.

Psikoterapi işe yarar mı?

Araştırmalar gösteriyor ki psikoterapi almış birçok insan semptomlarında rahatlamalar ve gündelik yaşam fonksiyonlarında iyileşmeler görmüşlerdir. Psikoterapiye başvuran kişilerin %75′ i bundan yarar sağlamışlardır. 1 Psikoterapi duygularda ve davranışlarda iyileşmeler göstermiş, beyin ve bedende meydana gelen olumlu değişimlere katkısı olmuştur. Sağladığı diğer yararlar ise; hasta geçirilen gün sayısında azalma, daha seyrek yaşanılan tıbbi problemler, iş görmezlik halinde düşüş ve iş tatmininde artış olarak sıralanabilir.

Araştırmacılar beyin görüntüleme tekniklerinin kullanımı ile psikoterapinin bir kişinin beyninde yarattığı değişimleri inceleyebilmiştir. Pek çok çalışma, bir akıl hastalığına sahip olup psikoterapi alan insanların beyinlerindeki değişimleri saptamıştır (depresyon, panik bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu ve pek çok diğer rahatsızlık da buna dahildir). Birçok durumda, ilaç kullanımı sonrası beyinde oluşan değişimler ile psikoterapi sonrası beyindeki değişimler benzerlik göstermektedir.

Psikoterapiden tam verim alınabilmesi için terapiye ortaklık içeren bir işmiş gibi yaklaşın, dürüst ve samimi olun, tedavi planınıza olan mutabakatınızı sürdürün. Seans aralarında verilen ödevlerinizi yapın (günlük yazmak, konuşulanları pratiğe dökmeye çalışmak gibi).

Psikoterapi Çeşitleri Nelerdir?

Psikiyatrist ve diğer akıl sağlığı uzmanları birkaç tip terapi çeşidine başvururlar. Terapi seçenekleri yaşanan koşullara, hastanın mustarip olduğu duruma ve tercihine göre değişiklik gösterir. Psikoterapist değişik terapi çeşitlerinden bir kombin yaparak danışanına en uygun yaklaşımı bu şekilde de geliştirebilir.

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) insanların kendilerine zarar veren düşünce şemalarını ve davranış biçimlerini tespit etmede, sonrasında daha doğru ve gerçekçi olanları ile değiştirmede onlara yardım etmektedir. Kişiye halihazırda yaşanılan soruna odaklanmada ve onun çözümünde yardımcı olmaktadır. Sıklıkla, gerçekçi ve yenilikçi yaklaşımlar içerir.

Bağlantı: Bilişsel Davranışçı Terapi Nedir?

BDT çeşitli rahatsızlıklarda çözüm olabilmektedir. Bu rahatsızlıklara; depresyon, anksiyete, travma bağlantılı rahatsızlıklar ve beslenmeyle ilgili rahatsızlıklar girmektedir. Mesela BDT, depresyondan mustarip bir danışana depresyonunu besleyen olumsuz düşünce şemalarını ve davranış biçimlerini fark etmede yardımcı olabilmektedir.

Kişilerarası ilişkiler psikoterapisi (KİPT) kısa dönem bir tedavi çeşididir. Kişinin yaşantısının altında yatan ve problemi yaratan sebebi anlamasında yardımcı olur. Bu sebepler; son bulmamış bir yas, sosyal bir konumda veya iş pozisyonunda yaşanılan bir değişiklik olabileceği gibi diğer şahıslarla doğabilecek herhangi bir çatışma da olabilir. Bu terapi şekli kişilere duygularını nasıl sağlıklı bir şekilde ifade edebilecekleri konusunda yardımcı olmaktadır. Onlara iletişim yeteneklerini nasıl geliştirebilecekleri ve kişiler ile nasıl ilişki kurabilecekleri hususunda yol göstermektedir. Çoğunlukla depresyon tedavisinde kullanılmaktadır.

Diyalektik davranışçı terapi ise BDT’nin duygular üzerine eğilen özel bir alt formudur. Sıklıkla, kişilerdeki kronik intihar düşüncelerini, borderline kişilik bozukluğunu, beslenme bozukluklarını ve travma sonrası stres bozukluğunu tedavi etmede kullanılır. İnsanlara sağlıksız ve yıkıcı davranışlarını değiştirmede kişisel sorumluluk alabilmesi için yardım etmekte ve yeni yetenekler öğretmektedir. Hem kişisel hem de grup terapisi şeklinde uygulanabilir.

Psikodinamik terapi ise kişinin zihinsel ve davranışsal durumunun çocukluk tecrübelerinden ve tekrar eden bilinçdışı (kişinin farkındalık alanına girmeyen) düşünce ve duygularından etkilendiği fikrine dayanır. Kişi psikoterapist eşliğinde kendi öz farkındalığını ve eski kalıplarını geliştirmek üzerine çalışır. Böylelikle kişi kendi hayatı üzerinde daha fazla kontrol sahibi olabilir.

Psikanaliz ise psikodinamik terapinin daha yoğun bir formudur. Seanslar genellikle haftada üç veya dört adet olacak şekilde ayarlanır.

Destekleyici psikoterapide ise danışana kendi çözüm kaynaklarını keşfedebilmesi için ona rehberlik yapma ve cesaretlendirme tekniklerini kullanır. Özsaygıyı yeniden inşa etmeye, anksiyeteyi azaltmaya, çözüm mekanizmalarını güçlendirmeye ve yeni sosyal iletişimler kurmaya yardımcı olur. Destekleyici psikoterapi, danışanlara hayatlarının tamamını etkileyen akıl sağlığı ile ilgili konulara nasıl yaklaşacaklarına dair fikir verir.

Bağlantı: Psikoterapist Ne Yapar?

Psikoterapi ile beraber kullanılan diğer ek terapiler ise şöyle sıralanabilir:

• Hayvan destekli terapi: Travmanın üstesinden gelebilmek ve rahatlayabilmek amacıyla hayvanlar ile (köpek, at vb.) iletişim odaklı bir çalışma biçimidir.

• Yaratıcı sanat terapisi: Sanattan faydalanarak (dans, resim, müzik, tiyatro, şiir vb.) uygulanan bir terapidir.

• Oyun terapisi: Çocukların duygularına ve hislerine ulaşabilmek, onlarla konuşabilmek amacı ile başvurulan bir terapi biçimidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir